Tüm babaların ve gelecekte baba olacakların Babalar Günü Kutlu Olsun.

Onlarla birlikte büyüdük… 4 kişilik, küçük adamlardan oluşan minik bir çete. Okulun zili çaldığı gibi koşmaya başlardık.
Merdivenleri teker teker indiğimizi hiç hatırlamam. Üzerimizdeki mavi önlükler daha okulun kapısından çıkmadan dağılmaya başlardı.
Hele o mis kokulu, jilet gibi ütülenmiş, bembeyaz yakalar eve gidene kadar bir daha kullanılamayacak hale gelirdi.
Eee tabi zafer kutlaması yapan taraftarlar gibi ellerimizde sallaya sallaya giderdik. Elbette bu can hıraş koşturmanın tek bir amacı vardı…
O da bir an önce minik çetemizle sokağa çıkıp bütün bir gün oyun oynamak. Bundan daha önemli ne olabilirdi ki zaten o yıllarda.

Yağmur, çamur, kar, sıcak, soğuk hiç fark etmezdi. Oyun oynamamıza dışarıdan her hangi bir etken engel olamazdı, öylesine bir inanmışlık vardı hepimizde.
Sanki mesai yapar gibi tüm gün görev edinirdik oynamayı. O kaldırım taşları kalemiz, 1. kattaki evlerin balkonları potamız olurdu.
O zamanlar ne meşhur olursa, neyin adı duyulmaya başlarsa onu taklit ederdik. Herkes ünlenen o sporcular, starlar hatta takımlar olurdu. ‘Çocukluk işte’ demeyin işimizi çok ciddiye alırdık.

Tabi o zamanlar şimdiki gibi parklar, spor alanları yoktu… Eğer kalabalık bir maç yapılacaksa kaldırım taşları kale için yeterli olmazdı. Sonuçta hepimiz efsane futbolcular oluyorduk, hal böyle olunca topa her vurduğumuzda kaldırımlardan seker başka bir mahalleye kadar giderdi. İşte öyle bir inançla savaşıyorduk. Biz de çözümü evlerin duvarlarında bulmuştuk.
İnsanlar apartman toplantıları yapar, para biriktirir binalarını boyatırlardı. Tertemiz olurdu koca koca apartmanlar ama tabi bu duvarların pırıl pırıl olması bizim için engel değildi.

Sanki var olduğumuzu, ne kadar güçlü olduğumuzu gösterebileceğimiz en görülebilen yerdi o duvarlar. Her birimizin izini taşırlardı. Gücümüzü ispat etmek isterdik hele ki akşam olup da babalarımızın o işten döndüğü saatler… Kimseyi dinlemeyen o küçük adamlar bir anda kedi yavrusu kesilirdi. Sokaktan eve girmeyen bizler tek bir söz ile asker kesilirdik. Korkuda vardı elbet ama o kabullenişlerimiz daha çok saygıdandı,

O, ‘hadi artık eve’ sözü duyulduğu andaki sinirinizi hatırlarsınız belki… Kim daha erken çağırılırsa ona doğru attığımız kahkahalar da cabası tabi.

Yıllar geçtikçe o sinirlenme anları genel tavır oldu bir çoğumuzda. Her söylenen söz, her atılan bakışa isyan ettiğimiz zamanlar. O meşhur ergenlik zamanlarımız…
Genel olarak erkek çocuklarında olan bir durumdur belki de. Babamızı o dönemde ezeli rakibimiz olarak görürdük sanki. Ne söylenirse söylensin hemen bir gard alır, hemen bir atağa geçerdik.
Bu aslında ‘ben senin gibi olmak istiyorum baba, neden senin gibi değilim!’ demenin başka bir haliydi ama o dönemde bunu söyleyecek değildik tabi. Artık büyüdüğünü, aslında erkek adam olduğunu ispatlamaya çalışan genç bir erkek çocuğuna bu cümle nasıl ağır gelir bir düşünün.
O nedenle o gururu bırakıp da geri adım atmazdık. Bu gururun yanında da en ufak bir korkuda babamıza koşardık. Bilirdik arkamızda dağlar dururdu.

Şimdi o küçük çetenin üyeleri birer baba oldu. Zamanında babalarına isyan eden, karşı çıkan bizler, şimdi o isyanlarla biz de karşılaşır mıyız korkusuyla dolular.
Bu korkuyla yaşamak değil de itiraf etmek istiyoruz aslında her birimiz. Zamanı geri alsak da o zamanlarda söyleyebilsek diyoruz;

Biz hep sizin gibi olmak istedik baba. Hiç birşeyden korkmaz, güçlü, kuvvetli adam desinler istedik. Dünya yıkılsa çocuklarına ‘siz korkmayın’ diyebilecek kadar metanetli olmak istedik.
Bir çok derdini içinde yaşayıp da yıllarca kimseye anlatmayacak kadar sabırlı olmak istedik. Sizlerin de dediği gibi ‘evladımız olunca anlarmışız’… Şimdi anlıyoruz ve itiraf ediyoruz.
Biz de artık babayız ve yine sizin gibi olmak istiyoruz. Hep bizden önde olacaksınız ama sizin gibi dede olmayı da istiyoruz. Biz hep sizin bize öğrettiğiniz gibi olacağız… İyi bir insan, iyi bir baba olacağız.

Tüm babaların ve gelecekte baba olacakların Babalar Günü Kutlu Olsun.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir